Genel Veriler

Resmi Adı: Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti
Yönetim Şekli: Üniter yarı başkanlık cumhuriyeti
Devlet Başkanı: Abdulmecid Tebbun (2020)
Başbakan: Abdülaziz Cerad (2020)
Nüfus: 37,900,000 (IMF2018)
Yüzölçümü ( km²): 2.381.741
Bağımsızlık
19 Eylül 1958 (Kahire’de bağımsızlığın ilanı) 1 Temmuz 1962 resmi olarak devlet kabul edildi.
Kanunun Adı
Kânûnu’l-üsra (قانون الأسرة)
Kanun Linki
Kanunname Tarihi – Tadiller
1984 (Kanun tarihi) 2005 (Tadil)
Yargısal Yapı
Yargı sistemi Fransız ve Arap geleneklerini ortak özelliklerini paylaşır. Sivil mahkemeler nihai otorite olmakla beraber şeriat mahkemelerinde hukuk (aile-kişi) ve ceza davaları görülmektedir.
Nişan
Nişan yalnızca evlilik vaadidir, bağlayıcı olmadığı için herhangi bir taraf evliliğe zorlanamaz. Nişanı bozan erkekse kadına verdiği hediyeleri geri isteme hakkı yoktur, ancak kendisine verilen hediyeleri iade etmekle yükümlüdür. Aynı şekilde nişanı kadın bozmuşsa kendisine hediye edilip de elinde olanları aynıyla yoksa kıymetiyle iade etmesi gerekmektedir. Fatiha okunması ise nikah akdi anlamına gelmemekle beraber akdin rükünlerini taşıyorsa nikah daha sonra resmen tescil edilebilir. (4-6. md.)
Nikah Engelleri
Sürekli
- 1- Kan hısımlığı
- 2- Musâheretten kaynaklana akrabalık
- 3- Süt hısımlığı (23-29. md)
Süreli
- 1- Hala evli olan kadın
- 2-İddet bekleyen kadın
- 3-Beynûnet-i kübra ile boşanma durumunda hüllesiz ilk kocası ile evlilik
- 4- İki yakın akrabanın aynı nikah altında bulunması
- 5- Müslüman kadının gayrımüslim erkekle evlenmesi (30. md.)
Nikahın Rükün ve Şartları
Daha önce tarafların ve kızın velisinin rızası, iki şahit ve mihr, nikah akdinin tamamlanması için gerekliyken yeni düzenlemede yalnızca tarafların rızası akdin kurulabilmesi için yeterli unsur olarak kabul edilmiştir. Evlenme ehliyeti, mihr, veli, iki şahidin bulunması ve evlenme engellerinin olmaması nikah akdinin şartlarından sayılmıştır. (9. md.) Rıza bulunmadığı durumda akit batıl olurken iki şahit, mihr ve veli bulunmadığında nikah duhuldan önce feshedilirken sonrasında mihr-i misil ile devam ettirilir. (33. md.)
Nikahın Memur Önünde Kıyılması ve Tescili
Nikah akdi, kanunen görevlendirilmiş bir memurun huzurunda yapılabileceği gibi daha sonra resmi görevliye onaylatılmak üzere memurun yokluğu durumunda da gerçekleştirilebilmektedir. Bu akit yapılırken kuruluş unsurlarına (rıza) ve şartlara riayet edilmesi gerekmektedir. Şayet taraflar arasında şartların yerine getirildiği bir nikah akdi gerçekleşmişse bu daha sonra resmi görevliye onaylatılabilmektedir. (18. md.)
Nikahın Tarafları-Velinin Rolü-
Nikah akdi, kanunen görevlendirilmiş bir memurun huzurunda yapılabileceği gibi daha sonra resmi görevliye onaylatılmak üzere memurun yokluğu durumunda da gerçekleştirilebilmektedir. Bu akit yapılırken kuruluş unsurlarına (rıza) ve şartlara riayet edilmesi gerekmektedir. Şayet taraflar arasında şartların yerine getirildiği bir nikah akdi gerçekleşmişse bu daha sonra resmi görevliye onaylatılabilmektedir. (18. md.)
Evlilik Minimum Yaşı
Her iki taraf için de 19 yaş baz alınmıştır. Ancak bir maslahat ya da zaruret durumunda hakim tarafların daha küçük yaşta evlenmelerine müsaade edebilmektedir. Hakimin evlilik için müsaade edebileceği yaş için bir alt sınır getirilmemiş ve bu evliliğe güç yetirebilir olmak şeklinde ifade edilmiştir. (40. md)
Karı-Kocanın Hak ve Görevleri
Tadil edilmiş 37. maddede ise kocanın görevleri “karısının nüşuzu olmadığı sürece gücü yettiği ölçüde nakafasını karşılamak, çok eşlilik durumunda da adaleti sağlamak” olarak zikredilmiştir. Mülga olan 39. maddede kadının sorumlulukları “aile reisi olması hasebiyle kocasına itaat etmesi, çocuklarını emzirmesi ve terbiye etmesi, kocasının anne-babasına ve akrabalarına hürmet etmesi” şeklinde belirtilmiş, tadil sonrası bunlara yer verilmemiştir. Daha sonra bu maddelerin hükmü kadırılmış ve eşlerin karşılıklı hak ve sorumlulukları şeklinde belirtilmiştir:
- 1- Evlilik birliğinin korunması ve ortak hayatın gereklerini yerine getirmek.
- 2- Karşılıklı saygı, merhamet, hürmet gösterilmesi.
- 3- Aile hayatının ve çocukların terbiyesinde yardımlaşma.
- 4- Aile içi hususlarda istişarede bulunma.
- 5- Karı-kocanın eşinin anne-babasına, akrabalarına saygı göstermesi ve onlara ziyarette bulunması.
- 6- Akrabalık bağlarını korumak ve ebeveyne, diğer akrabalara güzel muamelede bulunmak.
- 7- Her bir eşin kendi anne babasını ziyaret edebilmesi, evinde ağırlayabilmesi. (36. md.)
Nafaka Kapsamı
Evlilik nafakası yiyecek, giyecek, ilaç ve meskenin karşılanmasıdır. (78. md.) İddet nafakasında ise tafsilata gidilmemiş ve nafaka ve mesken denilmiştir. (57. md.)
Mal Rejimi
Eşler arasındaki mal rejimi müstakil kılınmıştır. Ancak akit esnasında evlilik hayatında ortak olarak elde ettikleri mallarda ortak olabilecekleri veya müstakil olarak bir kişinin zimmetine geçebileceği şeklinde anlaşmaları mümkündür. (37. md.) Mal rejiminin ayrılık olması eşlerin ortak olabileceklerine engel teşkil etmemektedir. Yalnızca ihtilaflı durumlarda bu kural esas alınarak adeten erkeğin kullandığı mallar ona verilirken kadının kullandığı mallar da kendisine verilecektir.
Çok Eşlilik
8. maddede çok eşliliğe açık bir şekilde müsaade edilmiştir. Ancak bu konuda bazı şartlar ileri sürülmüştür; ikinci evliliğin gerçekleşebilmesi için şer’i bir gerekçe olmalı ve her iki kadın da bu evliliği bilip razı olmalıdır. Ayrıca kadınların rızasıyla beraber evlilik için sunulan gerekçenin ve adaletle davranılacağının koca tarafından hakime ispat edilmesi gerekmektedir.
Boşanmada Yetki (Koca-Mahkeme-Karı)
Evlilik birliği yalnızca kocanın iradesine bağlı olan talak, eşlerin anlaşması (muhalaa) ya da bazı şartlarla kadının boşanma talep edebilmesi şeklindeki yöntemlerle sona erebilmektedir. Her üç durumda da boşanma kararı için mahkemeye başvurulduktan sonraki 3 ay süresince arabuluculuk faaliyetinden sonra talak vaki olur. Muhalaa konusunda kadının kocasının muvafakatine ihtiyacı yoktur. Muhalaa durumunda eğer muhalaa bedelinde anlaşamazlarsa hakim mihr-i misli geçmeyecek bir miktar üzerine hükmeder. Boşama, boşanma ve muhalaa ile ilgili hükümler -maddi konular hariç- temyize kapalıdır. (48-57. md.) Evliliğin sona ermesi ancak mahkeme kararı ile olmaktadır.
Talak ve Tescil
Kocanın tek taraflı iradesiyle boşamada keyfilik göstermesi durumunda veya hakim tarafların boşanmasına karar verdiğinde kadının daha sonra karşılaşabileceği zararların tazmin edilmesine hüküm verebilir.
Boşanma davası açıldıktan sonra eşine geri dönmek isteyen koca şayet hakim boşanma kararı vermemişse yeni bir akde ihtiyaç duymadan; boşanmaya hükmedilmişse yeni bir akitle eşiyle tekrar evlenebilir. Ancak eşini 3 defa boşayan kimsenin karısıyla tekrar evlenebilmesi için, bu kadının önce bir başkasıyla sahih bir evlilik gerçekleştirip bu kocasından ayrılması veya kocanın ölmesi gerekmektedir. Bu hususta bazı problemler vardır. Mesela kocanın sözlü olarak talak vermiş olması durumunda iddet beklenip akit artık tamamen sona erdikten sonra mahkemeye başvurulsa kadının yeni bir iddet beklemesi gerekmektedir. Ayrıca bu süre içerisinde koca boşanmadan vazgeçtiği takdirde yeni bir nikah akdine gerek olmadan eşine dönmesi de mümkündür ancak akit şer’an sona ermiştir. Bu durumda aile hayatının tekrar başlayabilmesi için şer’i olarak yeni bir akit yapılması gerekmektedir.
Gaib ve Mefkud
Mefkud yalnızca iddet bahsinde geçmektedir. Kocası mefkud olan kadınlar 4 ay 10 gün iddet beklerler. (59. md.)
Boşanma Sonrası Nafaka
Nafaka yalnızca evlilik nafakası şeklinde ele alınmıştır. İddet nafakasına iddet konusunda yer verilmiş ve detaylı bilgi sunulmadan talak iddeti bekleyen kadının nafaka hakkı olduğu yazılmıştır. (61. md.)
İddet
Zifafta bulunulmuş ve hamile olmayan kadın 3 kur müddetince, hayız görmeyenler ise 3 ay iddet beklemek zorundadır. Kocası ölen kadınlarla mefkud olanlar da 4 ay 10 gün iddet beklerler. Hamile kadınların iddeti boşanma veya vefat tarihinden itibaren en fazla 10 aydır. İddet bekleyen kadın iddet süresince -zinada bulunmamışsa- kocasıyla beraber yaşadığı evde bulunmalıdır. Bu kadının talak iddeti beklediği sürede nafaka alma hakkı vardır. (58-61. md.)
Mehir
Kanunun tadil edilmeden önceki haline göre sadâkın nikah akdi esnasında belirlenmiş olması gerekmektedir. Maddenin tadil edilmesinden sonra ise nikah akdi esnasında belirlemenin mecburi olmadığı, belirlenmediği takdirde -zifaf gerçekleşmişse- kadının mihr-i misle müstahak olacağı ifade edilmiştir. Normalde mihr Maliki mezhebinde nikahın kurucu unsurlarındandır, belirlenmediği takdirde akit geçersiz olmaktadır.
Hidane
Hadâne hakkı ile ilgili sıralamada bir değişikliğe gidilmiş ve anneden sonra babanın daha sonra anneanne, babaanne, teyze, hala ve derecelerine göre diğer akrabalar şeklinde çocuğun maslahatını gözetecek kimselerin hakkı olduğu belirtilmiştir. Hadâne süresi erkek çocuğun 10 yaşına, kız çocuğun ise evlilik yaşına ulaşmasıyla sona ermektedir ancak hakim dilerse erkek çocuğun hadânesini yine onun maslahatını gözeterek -hâdin anne ise ve bir başkası ile evlenmemişse- 16 yaşına kadar uzatabilir. (64-65. md.) Klasik görüşte ise hadâne hakkı erkek çocuğun buluğa ermesiyle kız çocuğun ise evlenmesiyle sona ermektedir.
Çocukların Nafakası
Babanın hadanenin uygulanabileceği evi temin etmesi gerekmektedir. (72. md) Bunun haricinde nafaka ile ilgili bilgi bulunmamaktadır.
Çocuğun Nesebi
Nesebin sabit olma yolları; 1- Sahih bir nikah akdi 2- İkrar 3- Beyyine 4- Nikah şüphesi 5- Zifaftan sonra feshedilmiş nikahtan dolayı meydana gelen çocukların nesepleri evlilik birliğinde bulunan kocaya ait olur. Ayrıca hakimin nesebin ispatı noktasında ilmi yollara başvurması da caiz görülmüştür. (40. md.) Hamileliğin asgari süresi 6 ay olup azami süre 10 ay olarak belirlenmiş ve eşlerin ölüm veya boşanma nedeniyle ayrılmalarından sonraki 10 ay içerisinde meydana gelen çocuğun nesebi bu kocaya ait olur. (42-43. md.) Tüp bebek uygulamasının meşru olduğu ve bunun neticesinde doğacak çocuğun nesebinin sabit olacağı belirtilmiştir. (45. md.) Evlat edinme ise şeran ve kanunen yasaklanmıştır. (46. md.)
Kaynaklar
Bin Sağîr, Mahfûz. el-İctihâdu’l-kazâî fi’l-fıkhı’l-islâmî ve tatbîkâtuhu fî kânnûni’l-üsrati’l-Cezâirî. University of Batna 1 Hadj Lakhdar, 2008.
Celâli, Chivar. “Mikyâs-ı kânuni’l-üsrati’l-Cezâirî”. 2015 2014.
“CEZAYİR – TDV İslâm Ansiklopedisi”. Erişim: 08 Aralık 2019. https://islamansiklopedisi.org.tr/cezayir.
İbn Rüşd, Ebu’l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed. Bidâyetü’l-müctehid ve nihâyetü’l-muktesid. 4 Cilt. Kahire: Dâru’l-Hadîs, 2004.
İbnü’l-Hâcib, Ebu Amr Cemaleddin Osman b. Ömer. Câmi’u’l-ümmühât. Thk. Ebu Abdurrahman el- Ahdar el-Ahdarî. el-Yemâme li’t-tıbaa ve’n-neşr, 2000.
Kânûnu’l-medenî (2005).
Kânûnu’l-üsra (2005).
Kavas, Ahmet. “Sömürgecilik”. İslam Ansiklopedisi. Erişim: 01 Ocak 2020. https://islamansiklopedisi.org.tr/somurgecilik.
Kayrevânî, Ebu Muhammed Abdullah b. Abdurrahman. Risâletü’l-Kayrevânî. Dâru’l-Fikr, t.y.
Kudûrî, Ahmed b. Muhammed b. Ahmed. Muhtasaru’l-Kudûrî. Thk. Kamil Muhammed Muhammed Avîza. Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 1997.
Laala, Saadi. ez-Zevâc ve inhilâluhu fî Kânûni’l-üsrati’l-Cezâirî. Cezayir Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2014.
Mişnan, Muhammed İdris – Hüseyin, Safiye. “ez-Zevâcu’l-örfî beyne’d-davâbiti’ş-şer’iyye ve’l-icrâ’âti’l-kânûniyye”. el-Müsteciddâtü’l-fıkhiyye fî ahkâmi’l-üsra. 975-998. Cezayir: Câmiatü’l-Vâdî, 2018.
Serahsî, Muhammed b. Ahmed b. Ebî Sehl. el-Mebsût. 30 Cilt. Beyrut: Dâru’l-Marife, 1993.
Şetvân, Belkâsım. el-Hıtbe ve’z-zevâc. Dâru’l-Fecr, t.y.
Zimam, Nureddin – Bin Kika, Suad. “Kânûnu’l-üsrati’l-Cezâirî beyne’l-müşâreketi’s-siyâsiyye ve siyâseti’l-müşâreke”. Mecelletü’l-Ulûmu’l-İnsâniyye ve’l-İctimâiyye. 7 (2012): 149-169.
