
Mısır Ahvâl-i Şahsiyye kanunları İslam hukukuna dayanmaktadır. 1920 tarihli ilk kanun Osmanlı dönemi uygulamaları ve Kadri Paşa’nın risalesinin etkisiyle Hanefi mezhebinin görüşleri asıl kabul edilerek hazırlanmıştır. Günümüzde de bu etki devam etmekte ve kanun boşluklarının Hanefi mezhebine göre doldurulacağı merî kanunda yer bulmaktadır. Ancak 1920 kanunundan itibaren boşanmaya dair hükümler Hanefi mezhebinden değil ağırlıklı olarak Maliki mezhebinden iktibas edilmiştir. Buna göre kadınlara 1920’de kocanın nafakayı ihmali sebebiyle, 1929’da zarar sebebiyle boşanma hakkı ve son olarak 2000 de kocanın rızası aranmadan hul’ hakkı tanınmıştır. 1929 kanunuyla birlikte Tahkim uygulaması da formal olarak muhakeme usulüne eklenmiştir.
Mısır Arap devletleri içerisinde boşanma oranları en yüksek olan devletlerdendir. Boşanma davalarının sürekli artışı ve yargı üzerinde oluşturduğu yük sebebiyle 2004 yılında, uzman personellerin istihdam edileceği ve davaların hassasiyetle görüleceği aile mahkemelerinin açılması kararlaştırılmıştır. Yeni mahkemelerde, psikolog, sosyolog ve hukukçu uzmanların hizmet verdiği aile anlaşmazlıkları çözüm ofisleri de açılmıştır. Çözüm ofislerinin hizmete başlamasıyla tahkime ek olarak arabuluculuk da Mısır aile hukukunda alternatif çözüm yolu olarak kullanılmaya başlanmıştır. 2004 yılında, uzman personellerin istihdam edileceği ve davaların hassasiyetle görüleceği aile mahkemelerinin açılması kararlaştırılmıştır.Arabuluculuk ve tahkimin aile bütünlüğünü koruma ve tesis etmesi adına sisteme dahil edilmiş olması genel bir beklenti olmasının yanında, bazı araştırmaların ortaya koydu üzere, erkeğin tek taraflı yargı dışı boşama hakkı devam ederken ek yöntemlerin mahkeme sürecine dahil edilmesi kimi çevrelerce kadınların boşanmaya ulaşması ve kanuni cinsiyet eşitliği önünde bir engel olarak görülebilmektedir. Bu tebliğ Mısır’da var olan Aile Arabulucu-Hakemliği uygulamalarını, anayasanın gerekliliği olarak şerî olması zorunlu Mısır aile hukukunun çağın gerekliliklerine, modernist hukukçu ve kadın hakları savunucularının taleplerine uyması çabalarıyla geçirdiği reform süreçleri ve konu hakkında var olan tartışma ve karşı eleştirilere kısaca yer vererek açıklamayı amaçlamaktadır.
